Avukat Müge Büke - LOGO

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Avukat Müge Büke - İstanbul Hukuki Danışmanlık > Makaleler > Genel > Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?


Dolandırıcılık Uyarısı: 0533 455 6233 telefon numarası haricinde sizinle iletişime geçen kötü niyetli kişilere karşı dikkatli olun!

Müge Büke ismini ve fotoğrafını taklit eden dolandırıcılar, sizden para veya başka bir şey talep ediyorsa itibar etmeyin..





Terk, TMK m.164 aracılığıyla özel olarak düzenlenmiş olan boşanma sebeplerinden bir tanesidir. Ancak eşlerden biri bakımından TMK m.164 anlamında terkin varlığından bahsedilebilmesi için öncelikli olarak bir takım şartlar aranmıştır. Koşulları oluşmadığı taktirde herhangi bir ortak konuttan ayrılma hali hukuken ve TMK m.164 anlamında terk olarak kabul edilemeyecektir. Bu nedenle, ‘terk’ olarak anılan özel boşanma sebebine dayalı olarak boşanma davası açılamayacaktır.

TMK madde 164‘de düzenlenen terk ilişkin kanuni düzenleme şu şekildedir: “Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Terk’in Kapsamı Nedir?

Terkin varlığından bahsedilebilmesi için eşlerden birinin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi ya da haklı bir nedene dayanmadan ortak konuya dönmemesi gerekmektedir. Ancak burada terkin mevcudiyetinden bahsedilebilmesi için ortak konutun kişinin kendi isteği doğrultusunda ve süreklilik teşkil edecek şekilde terk edilmesi gerekmektedir. Bu durumda dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri de ayrılığın en az altı ay sürmüş olması gerekmesidir. Bütün bu durumların varlığı halinde hakim veya noter aracılığı ile ortak konuttan ayrılan eşe ihtar çekilebilecektir. Bu ihtarın sonuçsuz kalması ihtimalinde ise, terk edilen eş tarafından terk eden eşe TMK m.164 bağlamında boşanma davası açılabilecektir. Ayrıca diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlamış olan veya haklı nedeni olmadan eşin ortak konuta dönmesini engelleyen eş de kanunen terk etmiş sayılacaktır.

TMK m. 164/II’den anlaşılabileceği üzere, terk sebebiyle boşanma davası açabilecek olan eşin istemi doğrultusunda hakim veya noter konunun esasına ilişkin bir inceleme yapmadan diğer eşe ‘iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlara ilişkin olarak’ ihtarda bulunacaktır. Gerektiği taktirde bu ihtarın ilan yoluna dayalı olarakta yapılması mümkündür. Ayrıca yine TMK m.164/II gereğince boşanma davasının açılabilmesi için belirli sürenin dördüncü ayı bitmeden ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Terk Nedeniyle Boşanmanın Koşulları Nelerdir?

1- Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek için ortak konutu terk etmesi veya haklı sebebe dayanmadan ortak konuta dönmemesi gerekmektedir.

2- Eşlerin terk sebebiyle ayrı yaşamalarının en az altı ay sürmüş olması gerekmektedir.

3- Terk sebebiyle boşanma davası açabilmek için mutlaka terk eden eşe ihtar çekilmiş olması gerekmektedir.

4- İhtar sonucunda iki ay içinde terk eden eşin ortak konuta geri dönmemesi gerekmektedir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Hususlar Nelerdir?

Öncelikle haklı sebeple gerçekleştirilen terk TMK m.164 anlamındaki özel boşanma sebebinin koşullarını oluşturmayacaktır. Yani terk edilen eşin bu davayı açabilmesi için diğer eşin kusurlu olması gerekmektedir. Ayrıca terkin kesintisiz süreyle gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Ancak kötü niyetli olarak yani sırf kanuni süreleri sıfırlamak için ortak konuta dönülmesi ve yeniden terk edilmesi halinde artık iyi niyetin varlığından bahsedilemeyecektir. Yalnızca süreleri durdurma maksadıyla ortak konuta yapılan geri dönüşler bakımından hakkın kötüye kullanılması durumunun varlığından söz edilebileceğinden terk kesintiye uğramamış olarak kabul edilecektir. Bununla birlikte, terk’in koşullarının oluşabilmesi için ihtarın haklı ve samimi olması gerekmektedir. Örneğin eşine şiddet gösteren, onun canına kasteden, onu aç susuz ve benzeri hallerde eve kitleyen bir eşin terk edilmesi halinde tabiki de terk sebebiyle boşanma davasının koşullarının oluştuğundan bahsedilmesi söz konusu değildir. Bu sebeple terk’in hukuki anlamda varlığından bahsedilebilmesi için terk eden eşin kusurlu olması şartı aranmıştır.

Terk Nedeniyle Boşanma Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Terk nedeniyle boşanma davalarında görevli olan mahkemeler Aile Mahkemeleri’dir. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi veya boşanma davası açılmadan önce eşlerin son defa 6 aydan daha uzun süreyle birlikte oturdukları yer Aile Mahkemesi’dir.

TMK m.168: “Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.”