Avukat Müge Büke - LOGO

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Nedir?

Avukat Müge Büke - İstanbul Hukuki Danışmanlık > Makaleler > Genel > Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Nedir?


Dolandırıcılık Uyarısı: 0533 455 6233 telefon numarası haricinde sizinle iletişime geçen kötü niyetli kişilere karşı dikkatli olun!

Müge Büke ismini ve fotoğrafını taklit eden dolandırıcılar, sizden para veya başka bir şey talep ediyorsa itibar etmeyin..





Türk Medeni Kanunu’muz gereğince sayılan özel boşanma sebeplerinden bir tanesi de TMK m.162 ‘de düzenlenmiştir. İlgili düzenleme uyarınca ve Yargıtay Karar’larına göre bir bir takım davranışlar hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış olarak değerlendirileceklerdir. Evlilik birliği içerisinde bu eylemlerden birinin varlığı halinde tarafların TMK m.162’ye dayalı olarak boşanmalarına karar verilebilecektir.

TMK m.162/I gereğince hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış şu şekildedir : “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.”

Hayata Kast Nedir?

Hayata kast, eşlerden birinin diğerini öldürme maksadı ile gerçekleştirdiği fiilleri yani eylemleri kapsamaktadır. Evlilik birliği içinde eşlerden biri, diğerine karşı herhangi bir silah, araç  ve benzeri herhangi bir yolla öldürmeye kalkarsa hayata kastın varlığından bahsetmek mümkün olacaktır. Özel boşanma sebeplerinden biri olarak sayılması nedeninin doğal bir sonucu olarak, tabiki de eylemin mağduru olan eşin ölmesi aranmayacaktır. O halde, hukuken hayata kastı içeren eylemin teşebbüs aşamasında kalması, sona erdirilmemesi gibi durumlarda da hayata kastın varlığından bahsetmek mümkün olacaktır. Unutmamak gerekir ki, bu özel boşanma sebebine bağlı olarak evlilik birliğinin sona erdirilebilmesi için kasıtlı şekilde eşlerden birinin diğerinin canına, hayatına kastetmesi gerekmektedir. Kazayla, yanlışlıkla sebebiyet verilen fiiller, kasıt içermediklerinden hayata kast olarak değerlendirilemeyeceklerdir. Zina ve hayata kast sebebiyle boşanma davalarına ilişkin olarak artık değere katılma bakımından TMK m.236/II ile önemli bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme gereğince eşlerden birinin diğerinin hayatına kast etmesi durumunda hakim, diğerinin hayatına kasteden eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilecektir.

TMK m. 236: “Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.

Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Pek Kötü Muamele Nedir?

Bir fiilin pek kötü muamele olarak değerlendirilebilmesi için eşlerden biri diğerinin vücut bütünlüğüne, sağlık durumuna yönelik olarak yapacağı her hangi bir olağan dışı tehdit içeren durum ile karşı karşıya kalınması gerekmektedir. Pek kötü muamelenin örnekleri doğruca kişinin bedensel durumuna yönelik olabileceği gibi, ruhsal olarakta gerçekleştirilebilen saldırılar bu kapsamda değerlendirilebileceklerdir. Örneğin eşlerden birinin diğerini darp etmesi de bu kapsamda değerlendirilebilecektir, eve veya bir odaya kilitli olarak tutması da bu kapsamda değerlendirilecektir. Bu özel boşanma sebebine dayalı olarak boşanmak isteyen tarafın artık pek kötü muamelenin varlığı dışında ispatlaması gereken herhangi bir durum yoktur. Hakimin pek kötü muamelenin gerçekleştirildiğine karar vermesi halinde artık herhangi bir kusur değerlendirmesine gerek olmaksızın tarafların boşanmalarına karar verilecektir.

Onur Kırıcı Davranış Nedir?

Onur kırıcı davranış TMK m.162’de düzenlenen bir diğer özel boşanma sebebidir. Eşlerden birinin diğerinin kişilik haklarına saldırı niteliği teşkil edecek şekilde ağır bir biçimde saldırması gerekmektedir. Eşe hakaret etmek, toplum önünde onu küçük düşürmek, onun namusuna laf etmek gibi davranışlar onur kırıcı davranış kapsamında değerlendirilebileceklerdir. Bu davranış sebebiyle mağduriyet yaşayan eşin onur kırıcı davranışı ispatlaması halinde artık diğerinin tam kusurlu taraf olduğu kabul edilecektir. Her somut olay bakımından onur kırıcı davranışın varlığının özel olarak değerlendirilmesi gerekecek olup, hakimin bu davranışın varlığına karar vermesi halinde artık doğruca TMK m.162 gereğince tarafların boşanmalarına karar verilecektir.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasının Açılabilmesi İçin Dikkat Edilmesi Gereken Süreler Nelerdir?

TMK m.162 /II-III :“Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

TMK m.162 ‘ye dayalı olarak boşanma davası açılabilmesi için maddenin II ve III. fıkralarında düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre TMK m.162’ye dayalı olarak dava açacak olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinen başlayarak 6 ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden 5 yıl geçmesi halinde dava açma hakkı sona erecektir. Ayrıca, bu özel boşanma sebebine dayalı olarak boşanma davası açacak olan eşin, bu sebebi affetmesi halinde artık TMK m.162’ye dayalı olarak boşanma davası açma hakkı sona erecektir.