Avukat Müge Büke - LOGO

Cimrilik Boşanma Sebebi Midir?



Dolandırıcılık Uyarısı: 0533 455 6233 telefon numarası haricinde sizinle iletişime geçen kötü niyetli kişilere karşı dikkatli olun!

Müge Büke ismini ve fotoğrafını taklit eden dolandırıcılar, sizden para veya başka bir şey talep ediyorsa itibar etmeyin..





Cimlilik, evlilik birliğini sona erdiren sebepler arasında sayılabilecek midir? Eşlerden birinin diğer eşe karşı cimri olması veya eşine karşı ekonomik şiddet uygular şekilde yaklaşması boşanma sebebi olarak gösterilebilecektir. Bu konuya ilişkin değerlendirmemizi  Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2018/6942Esas , 2018/13653 Karar Sayılı ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/2620 Esas2020/5632 Karar Sayılı Kararları çerçevesinde değerlendirmek yerinde olacaktır.

Evlilik birlikleri çeşitli sebeplerle boşanma ile sonuçlanabilmektedir. Ancak boşanma kararının verilebilmesi için temel olarak bir mahkeme kararına ihtiyaç vardır. Yani eşler ancak hukuki olarak belirlenen koşulların gerçekleşmiş olması halinde mahkemeden evliliğin sonlandırılmasını talep edebileceklerdir. Buna yönelik olarakta yapılan kanuni düzenlemelere uygun düştüğü ölçüde tarafların boşanmalarına karar verilebileceği gibi, evliliğin devamına da karar verilebilecektir. Bu durumda, acaba makale konumuzu teşkil eden cimrilik hangi boyutlarda olduğu taktirde boşanma sebebi kabul edilebilecektir? Yani her koşulda az harcama eğilimi gösteren eş acaba bu yönü ile kusurlu sayılabilecek midir? Ayrıcı cimri olan kimse ile tutumlu kabul edilen kimse aynı kapsamda mı değerlendirilecektir?

Tutumlu Eş Cimri Kabul Midir?

Tutumlu kabul edilen eş, savurganlıktan kaçınan ama ihtiyaçları gerektiği gibi karşılama eğilimde olan eş olarak nitelendirilebilecektir. Tutumluluk cimrilik sayılamayacağı gibi bonkörlükten de uzaktır. Yani gereken ihtiyacı karşılayan ancak aşırı ya kaçan gereksiz masraflardan da uzak durabilen kimseleri tutumlu olarak kabul etmek yerinde olacaktır. Bu durumda bonkör olan kimseler bakımından ise, ihtiyaçları karşıladığı gibi ihtiyaçlardan fazlasını da almaya, harcamaya ve tüketmeye eğilimi olan kimseler olarak bahsetmek mümkündür. Bu durumda tutumluluktan cimrilik ile bonkörlüğün ortasında yer alan bir dengeli ekonomik harcamada bulunma hali olarak değerlendirmek mümkündür. Fakat bu konuda en temel de yer alan ayrımımız cimriliğin tam olarak nerede başladığı ve söz konusu kimsenin tam da hangi harcamama eğilimi gösterdiği anda artık tutumluluktan çıkarak cimri kabul edilebileceği biri gibi davrandığıdır. Burada hukuki anlam ve sonuçları sebebiyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2018/6942Esas , 2018/13653 Karar Sayılı ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/2620 Esas2020/5632 Karar Sayılı Kararları bizler için aydınlatıcı olacaktır.

Bonkör Eş Tutumlu Davranabilir mi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2018/6942Esas , 2018/13653 Karar Sayılı kararı uyarınca aşırıcı cimri davranmak ekonomik şiddet kabul edilmiştir. Ancak cimrilikte aşırılığa kaçmanın sınırlarını tespit etmek mümkün müdür? Söz gelimi, yüksek geliri olan bir kimsenin cimri kabul edilme sınırları ile daha düşük ekonomik gelir elde eden bir kimsenin bonkör kabul edilebileceği harcama miktarı aynı sayılabilecek midir? Elbette ki daha fazla ekonomik gücü olan bir eşin, ailesine daha fazla maddi gider ayırması beklenecektir. Ancak temelde her iki örnek özelinde de yeme, barında, sağlık gibi yaşamsal giderlerin kendi ekonomik imkanları nazarında karşılaması beklenecektir. Bu zaten olmazsa olmaz olan hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğumuz sabit giderlerimizin karşılanmasından ibarettir. Ancak ekonomik anlamda daha düşük gelir elde eden bir kimsenin dahi bu kaçınılmaz giderlere para harcamaktan sakınması durumunda artık konu tutumluluktan çıkacak ve cimrilik olarak değerlendirmede bulunulması kaçınılmaz olacaktır. Fakat asgari düzeyde yaşamsal giderleri yüksek gelirli bir eşin rahatlıkla karşılaması söz konusu olacak ise, bu eşten yine kendi maddi durumuna göre pahalı hediyeler istenmesi ve bu eşin bu pahalı hediyeleri almaktan imtina etmesi durumu cimrilik olarak mı kabul edilecektir yoksa tutumluluk çerçevesinde mi değerlendirilebilecektir? Ya da aşırı bonkör olan bir eşin tutumlu tavırlar sergilemeye başlaması da acaba hukuken cimrilik olarak mı değerlendirilecektir? Üzerine değerlendirmede bulunulduğu taktirde açıkça görülüyor ki her evlilik bakımından maddi gelir ve gider düzeylerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucunda ancak bir eşin diğerine karşı cimri, bonkör veya tutumlu olarak nitelendirilmesi mümkün olacaktır. Ancak bu konuda en temel değerlendirme noktası, evlilik birliğine maddi gelir sağlayan diğer eşten kazandığını sakınıp sakınmadığı yani gelir düzeyi çerçevesinde eşinin ihtiyaçlarına cevap verip vermediği olarak düşünülebilecektir.

Kazancından Az Harcama Yapmak Ekonomik Şiddet Midir?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/2620 Esas2020/5632 Karar Sayılı kararı uyarınca, eşlerden birinin diğerine karşı cimri kabul edilebilecek şekilde davranarak, elde ettiği geliri nazaran daha düşük düzeyde para harcaması ekonomik şiddet kabul edilmiştir. Yani kişinin, eşine para harcamayı istemesi/ istememesi hali ile mevcut parasını sakınması hali ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hali hazırda zorunlu hayat giderlerini ancak karşılayabilen bir eşin harcayacağı meblağ ile çok zengin olan bir eşin maaşını eşinden sakınması ve hatta kaçınması birbirlerinden tamamen farklı iki durum olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk örnekte ekonomik şiddetten bahsedilemeyeceği gibi, aile ile ilgili sorumluluklarını büyük ölçüde yerine getirmeye çalışan bir kimse mevcut iken, ikinci örnekte sorumluluklarını fazlası ile yerine getiren bir kimse olmasına rağmen geliri düzeyinde eşine harcama yapmaktan kaçınan ve hatta ‘cimri’ ya da ‘pinti’ diye anılan bir kimse karşımıza çıkan bir kimse söz konusu olduğu için birbirlerinden tamamen farklı şekilde değerlendirilmesi gereken durumlar söz konusudur.

Sonuç Olarak, Cimrilik Boşanma Sebebi Midir?

Maddi gelir düzeyi ile bu gelir düzeyine uygun şekilde eşine para harcamaktan kaçınmayan bir kimsenin cimri veya pinti olarak anılması söz konusu olmayacaktır. Çünkü bu kimse zaten elde ettiği gelirine paralel şekilde eşinin maddi ihtiyaçlarına karşılık verdiğinden, bu tür evlilikler bakımından cimriliğin boşanma sebebi olarak değerlendirilmesi mümkün gözükmemektedir. Ancak bir eş, elde ettiği geliri eşinden sakınıyorsa, eşine para harcarken veya gerektiğinde harçlık verirken (imkanları dahilinde olmasına rağmen) imtina ediyor yani kaçınıyorsa artık burada tutumluluğun sınırları çoktan aşılmış olacaktır. Bu durumda cimriliğin varlığından ve dolayısıyla cimrilik sebebiyle ekonomik şiddetin varlığından bahsedilebileceğinden, cimrilik boşanma sebebi kabul edilebilecektir. Dolayısıyla her somut örnek bakımından cimriliğin boşanma sebebi olarak değerlendirmek için önce o evliliğin koşullarına ve maddi gelir düzeylerine bakılması gerekmektedir. Ancak bu doğrultuda bir eşin cimri olup olmadığına karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete uygun gözükmektedir.