Avukat Müge Büke - LOGO

“Boşol, Boşol, Boşol” Boşanma Sebebi Midir?

Avukat Müge Büke - İstanbul Hukuki Danışmanlık > Makaleler > Genel > “Boşol, Boşol, Boşol” Boşanma Sebebi Midir?


Dolandırıcılık Uyarısı: 0533 455 6233 telefon numarası haricinde sizinle iletişime geçen kötü niyetli kişilere karşı dikkatli olun!

Müge Büke ismini ve fotoğrafını taklit eden dolandırıcılar, sizden para veya başka bir şey talep ediyorsa itibar etmeyin..





Yargıtay 2. Hukuk Dairesi emsal niteliğinde bir karar vermiştir. Bu karar aracılığı ile artık eşlerden birinin bir diğerine “boşol, boşol, boşol” demesi, özellikle üçüncü kişilerin huzurunda bunu dile getirmesi boşanma sebebi sayılabilecektir. Ancak bir boşanma sebebi olarak eşlerden birinin diğerine “boşol, boşol, boşol” ifadesini kullanması hukuksal dayanağını hangi zeminlerden alabilecektir? Daha açık bir dille ifade etmek gerekirse, bu ifade TMK kapsamında nasıl değerlendirilebilecektir?

Onur Kırıcı Davranış Olarak Değerlendirilebilir Mi?

TMK m.162 uyarınca onur kırıcı davranışın boşanma davaları bakımından sonuçları düzenlenmiştir. TMK m.162/I:”Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.” İlgili kanuni düzenlemeden de açıkça anlaşılabileceği üzere, eşlerden birinin diğerine karşı ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunması halinde onur kırıcı davranışta bulunan tarafın kusurlu sayılacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin karar verdiği “Boşol, Boşol, Boşol” ifadesinin de özellikle üçüncü kişilerin yanında söylenmesi boşanma kararının verilmesine sebebiyet verebilecektir. Yargıtay yakın zamanda benzer şekilde “Alo” ifadesinin boşanma nedeni sayılmasına ilişkin de karar vermiştir. Bu karara ilişkin de detaylı inceleme için bkz. ‘ALO’ Demek Boşanma Sebebi mi? 

Her somut olay bakımından özel olarak değerlendirilmesi gerekliliği ile birlikte Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu bu karardan anlaşılabileceği üzere eşler özellikle de üçüncü kişilerin yanında birbirlerine karşı “boşol, boşol, boşol” gibi boşanma isteğini ima eden ifadelerden kaçınmak zorundadırlar. “Her somut olay nazarında ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken onur kırıcı davranış, zaman zaman pek fena muamele ile iç içe olacak şekilde karşımıza çıkabilmektedir. Örneğin şiddetli biçimde eşini komşuları önünde döven eş hem pek fena muamelede hem de onur kırıcı davranışta bulunmaktadır. O halde, her biricik evlilik ve her bir somut olay bakımından bu durumun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.”(Büke Müge, Nafaka ve Nafaka Türleri, Platon Plus Yayıncılık, İstanbul, sayfa:64.)

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Olarak Değerlendirilebilir Mi?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, boşanma davaları bakımından genel boşanma sebeplerinin düzenlendiği boşanma sebebidir. TMK m. 166/I-II :”Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” İlgili kanuni düzenleme uyarınca, evlilik birliğinin temelinden sarsılması konusu eşlerin bu evliliği sürdürmelerinin çokça zorlaşmasına bağlanmıştır. Yani eşler ortak hayatı sürdürmeleri oldukça zor bir hal aldığı taktirde boşanma yoluna başvurabileceklerdir. Ayrıca boşanmak isteyen tarafın kusur derecesinin daha ağır olması da itiraz hakkı olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, “boşol, boşol, boşol” ifadesi evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına, eşlerin ortak hayatı sürdürmelerinin imkansızlaşmasına sebebiyet verebilecek bir ifade midir? Sonuçta, evlilik birliği hem maddi hem de manevi anlamda sonuçları olan ve hayat boyu sürdürülmesi dilenerek kurulan bir birliktir. Bu bağlamda, eşlerden birinin diğerine karşı özellikle üçüncü kişilerin yanında “boşol, boşol, boşol” gibi boşanma iması içeren bir beyanda bulunması, maruz kalan eş bakımından onur kırıcı bir nitelik taşımaktadır. Hiç kimsede kendisini küçük düşüren, üçüncü kişilerin yanında rencide eden birisi ile evlilik birliğini sürdürmeye zorlanamayacağı için “boşol, boşol, boşol” ifadesi üçüncü kişilerin yanında eşe karşı söylendiği taktirde TMK m.166/I kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması söz konusu olabilecektir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasından bahsedebilmemiz için eşler arasında zihinsel ve ruhsal anlamda ayrılıkların olması gerekmektedir. (…)Ancak burada eşlerin her ikisi bakımından da bu evlilik çekilmez bir hal alabileceği gibi, eşlerden yalnızca bir tanesi bakımından da çekilmez bir hal almış olması yeterli olacaktır. Bu durumda hakim, somut olaya yönelik olarak detaylı bir değerlendirmede bulunacaktır. Bu objektif değerlendirmenin sonucunda boşanmaya karar verilip verilmemesini kendisi takdir edecektir.”

Sonuç Olarak

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 05.07.2025 tarihinde vermiş olduğu emsal niteliğinde ki karar uyarınca, üçüncü kişilerin önünde eşine “boşol, boşol, boşol” diyen eşin kusurlu olduğuna hükmedilerek bunun boşanma sebebi sayılabileceğine karar verilmiş olması her anlamda hukuka uygun görülmektedir. Özellikle eşler arasında sınırsız sayıda gerçekleştirilebilecek olan davranışlar birinin daha (üçüncü kişilerin yanında boşol, boşol,boşol denmesi) net şekilde kusurlu sayılmış olması emsal teşkil etmektedir.