Boşanma davaları bakımından, görev ve yetki konusu diğer pek çok dava türünde olduğu gibi büyük önem arz etmektedir. Çünkü görevli veya yetkili olmayan bir mahkeme de açılan boşanma davasının negatif yönlü yaptırımları ile karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır. Boşanma davasının hangi mahkeme de açılacağını tespit etmek için öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken bazı temel kurallar mevcuttur.
Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir?
Boşanma ve ayrılık davaları bakımından yetkili mahkeme TMK m.168 uyarınca düzenlenmiştir. TMK m.168:”Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.” İlgili kanuni düzenleme çerçevesinde boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme aşağıda ki iki kriterden birine dayalı olarak tespit edilecektir. Bu özel düzenleme sayesinde anlaşılabileceği üzere, boşanma veya ayrılık davaları iki yerde açılabilecektir.
TMK m.168 uyarınca boşanma veya ayrılık davalarının açılabileceği yerler şu şekildedir:
1- Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi
2- Davadan önce son defa altı (6) aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi
İlgili kanuni düzenleme de ‘veya’ kelimesi yer aldığı için boşanma veya ayrılık davası açmak isteyen eşlerden her biri, eşlerden her birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde bu davayı açabileceklerdir. Boşanma davalarına ilişkin yetki kuralı kesin yetki değildir. Bu sebeple HMK m.19/2-4 uyarınca:”(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”
HMK m.19/2-4’den açıkça anlaşılabileceği üzere, boşanma davalarında kesin yetki söz konusu olmadığından, yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülecektir. Ayrıca bu itirazda bulunan tarafın yetkili mahkemeyi de bildirmesi gerekmektedir. Bildirmemesi halinde yetki itirazı dikkate alınmayacaktır. Bununla birlikte ilgili maddenin son fıkrasına göre, boşanma davalarına ilişkin yetki kuralı kesin yetki olmadığından, davalı süresine ve usulüne uygun olarak yetkiye itiraz etmez ise, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelecektir.
Boşanma Davasında Görevli Mahkeme Neresidir?
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Ancak aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi ilgili davaya bakacaktır. 4787 SAYILI AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN 2/2 uyarınca :”(…)Gerektiğinde birinci fıkradaki usule göre bir yerdeki aile mahkemesinin birden çok dairesi kurulabilir. Bu durumda daireler numaralandırılır. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu Kanun kapsamına giren dava ve işlere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesince bakılır.” (Kanun No.4787, Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi (18/1/2003), Erişim Tarihi (16.06.2025) ). Görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme re’sen araştıracaktır; görevli olmayan bir mahkemede açılmış bir dava söz konusu ise dava görev yönünden reddedilecektir.
Boşanma Davalarında Görevsizlik ve Yetkisizlik Kararı
HMK m.20 uyarınca görevsizlik ve yetkisizlik kararı üzerine yapılması gerekenler belirlenmiştir. HMK m.20/ 1: “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.” O halde, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra, bir tarafın ;
1- Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden,
2- Süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
3- Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren,
İki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurmak suretiyle, dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekecektir. Aksi halde dava açılmamış sayılacaktır. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece de bu konuda re’sen karar verilecektir.
Burada en önemli husus, dava dosyasının kendiliğinden yetkili veya görevli mahkemeye gönderilmemesidir.HMK m.20 uyarınca taraflardan birinin talep etmesi gerekmektedir. Bu talebe ilişkin süreler kaçırılırsa veya yanlış bir süre de bu talep gerçekleştirilirse HMK m.20/I son cümle nedeniyle dava açılmamış sayılacaktır.